Bonobolar özgür olarak yalnızca Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Zaire Nehri’nin güneyindeki nemli ormanlık alanlarında yaşarlar. Pan türünün, alt türü olan, bonobolar ya da (pigme şempanzeler) görünen o ki ağaçlık alanları asla terk etmemişlerdir. Dünyanın birçok bölgesinde hayvanat bahçelerinde hapsedilmişlerdir. Eşitlikçi, dayanışmacı ve kadın egemen bir örgütlülük oluşturmuşlardır.

Bonoboların İnsan Evrimi ile Olan İlişkisi

Modern insan toplumuna dönüşen atalarımız diğer hominidlerden farklılaşması 6 milyon yıl kadar öncesine gidebilir. Bonobo ve şempanze türünün birbirlerinden farklılaşması ise 2 milyon yıl kadar öncesine gider. Bugünkü farklılıkları yaratan, 2 milyon yıl söz konusudur. Ortaya çıkan farklılıklar iradi değil, çevresel koşullara adaptasyonla, bonobolar ve şempanzeler arasındaki evrim sürecini gerçekleştirmiştir.
Frans De Waal ‘’yaptığı çalışmalarında bonobo ve şempanzelerin çiftleşebildiği ve yavruları olabileceğini’’ açıklamıştır. Çok tartışmalı olan insan gen havuzunda bulunan diğer homo genuslarına ait genler, belki de bonobo ve şempanzelerin çiftleşebilmesi, insanın diğer homo genusuyla çiftleşebilmiş olma ihtimaline bir açıklık getirilmesi için kaynak sağlayabilir.
İnsan evrimini anlamaya çalışırken; bonoboların ve şempanzelerin davranışsal özelliklerinin tezatlığı bu çeşitliliği şekillendirir. Bu süreçte en eski atamız olarak bilinen ardipithecuslar, biyolojik özellikleri bakımından en çok bonobolara benzerlik gösterir. Anatomist Harold Coolidge 1933’te yaptığı otopsiler sonucunda bonoboların “insanlarla şempanzelerin ortak atalarına yaşamakta olan bütün şempanzelerden daha çok benzediğini” söylemiştir. 

Empati Kurma Yetisi ve Ahlak

Bonobo toplumunda zayıfların çıkarları için gelişmiş bir ahlaki yargı söz konusudur. Empati kurma özellikleri şempanzelerden daha fazladır. Empati kurarak kendi türlerinden diğer bireyleri, diğer türlerin bireylerini anlamaya ya da anlamlandırmaya kendi doğalarınca çalışırlar. Buna kanıt olarak; dişi bonobolar evlatlık alabilirler. Bu evlatlık bireyler, bonobo toplumunun bir parçası olabilirler.
Ahlakın mevcut medeniyetler ve dinlerden en az 100.000 yıl önce geliştiğini varsayarsak.; ahlakın yalnızca modern insanın ve dinlerin ürünü olmadığını söyleyebiliriz. Bonobo toplulukları genel olarak uzlaşmacılardır. Bu prensiple çatışmada zarar gören değerli bir ilişkiniz varsa, bunun için bir şeyler yapmalısınız. Bonobolar bu çatışmaları cinsellik kullanarak çözerler.
Frans De Waal ahlakın iki temel direği olarak ortaya koyduğu prensipleri şunlardır;
1. Karşılıklı adalet ve eşitlik ilişkisi
2. Empati ve merhamettir.
Waal, yaptığı çalışmalar neticesinde bonoboların bu 2 prensibi gösterdiğini anlatan deneyler yapmıştır. Yaptığı bu deneylerle yukarıda belirtmiş olduğumuz prensiplerin somut görüntülerini açığa çıkarmıştır.

Kadın Egemenliği ve Cinsellik

Liderliğin dişilerde olduğu; doğada erkeklerin anneleriyle kaldığı, dişiler ise göç ettiği bir sosyal ağ kurmuşlardır. Bu sosyal ağlar erkeklerin nasıl ana kuzuları olduklarını ortaya koymaktadır.
Bonobo cinselliği, insanlar gibi üreme dışında da gerçekleşir. Bilinen bilgiler doğrultusunda yalnızca bonobolar ve insanlar, cinselliği üremenin dışında gerçekleştirirler.
Bonobo cinselliği; rastgele ve hayatla iç içedir. Aynı zamanda cinsellik çift yönlüdür. Cinsellikten nefret erkek hiyerarşisinin ürünüdür. Gerilimi ve şiddeti azaltmak için cinsellik ön plana çıkar.  Üstelik yüz yüze sevişmeyi tercih etmeleri, birbirlerini gözlerine bakarak anlamaya çalışmaları, dişilerin mastürbasyon yapması ve sevişirken çıkardıkları seslerle zevk aldıklarını belli etmeleri gibi insana benzeyen özellikleri şempanzeden çok daha fazladır.

Kültür ve Hayvan Davranışları Karşılaştırılması

Asıl soru ise karşımıza şu şekilde çıkıyor. Hayvan davranışları bir kültür oluşturur mu? Kendi adıma vereceğim cevap ise oluşturmaz. Çünkü genel olarak kültürü tanımlarsak ‘’Bir süreklilik içerisinde soyut ve ya somut emek gücü kullanan insanın maddi ve manevi ürettiği her şeydir’’. Bugüne kadar var olan kültür tanımlamalarında özne olarak insan unsuru temel öge olmuştur.
Hayvan davranışlarının (bonobolarda olduğu gibi) cinsiyete dayalı basit bir iş bölümü oluşturabilir. Bu iş bölümü iradi değil içgüdüseldir. Örnek verecek olursak, bonobo erkeklerinin yiyecek paylaşımı sırasında öne atılmayıp çevrede beklemeleri büyük olasılıkla “dişi hâkimiyetinden kaynaklanan bir kendini baskılama sonucu değil; bir dönemde dişilerin ve yavruların güvenliği için öyle davranmaları gerekmiş olmasının sonucudur. Bonoboların zaten yiyeceğin bol olduğu ortamlarda yaşadıkları göz önüne alınırsa bunu cinsel “hiyerarşi“ye bağlamak çok mantıklı görünmüyor.
Boboboların yaşamları, eşitlikçi bir dünyanın olumlanmasına örnek olabilir. Bu yüzden anlamak ve fikirler geliştirmek önemli olabilir.
Kaynakça
Waal, F.D. (2013), Bonobo ve Ataist, İstanbul: Metis
Waal, F.D. (2014), İçimizdeki Maymun, İstanbul: Metis
Kottak, C.P. (2014), Antropoloji, İnsan Çeşitliliğin Önemi, İstanbul: Deki Yayınları
Alpay, Reha (15 Mart 2015), Bonobolar ve Bize Öğrettikleri, Erişim tarihi: 11.03.2019
Tolga Kubilay Çelik

BY:

tolgakubilay@gmail.com

Antropolog