Dünya Koca Bir Ölüm Makinasıdır. Garibanı Çalışır Patronu Kazanır. *

Soma katliamının üzerinden tam beş yıl geçti. 13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen, Türkiye’deki en büyük işçi cinayetinin üzerinden tam beş yıl geçti. 

Geldiğimiz noktada katliamın baş sorumlularından, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi. Üstüne bir ödül daha verildi, maden işletme yasağı da kaldırıldı. Yani Türkiye’nin en büyük işçi kıyımının baş sorumlularından biri aynı işi yapmaya devam edebilecek, yeni işçileri de benzer sona sürüklemek için yeni ölüm ocakları açabilecek! 

İroniye bakınız ki katledilen madencilerin ailelerinin avukatlarından ve katliamın başından itibaren birçok konuyu aydınlatmış olan ÇHD’li avukatlar halen cezaevinde ve Soma katliamı davasının avukatlığını yaptığı gerekçesiyle 10 yılından üzerinde cezalara çaptırıldılar! 

Katliamın nedenleri, ihmaller, alınmayan önlemler, sığınak olsaydı acaba ölümler azalır mıydı vb. teknik konular uzun uzun konuşuldu, raporlar yazıldı, bilirkişiler fikir belirtti. Peki gerçekten alınmayan teknik önlemler miydi katliama giden yoldaki asıl nedenler? Tabi ki değil.

Katliamın meydana geldiği günü ve sonrasında yaşananları tekrar hatırlamakta fayda var. Katliamın sonrasında hükümet yetkililerinin Soma Kömür İşletmelerini koruyan açıklamaları, suç ortaklıklarını kanıtlar nitelikteydi. 

Katliamın yaşandığı Soma Eynez/Karanlıkdere kömür ocağının ruhsat hakkı Türkiye Kömür İşletmeleri’ne (TKİ) ait. Soma A.Ş’nin işçileri aslında TKİ’nin işçisiydi ve TKİ gerçek işveren olarak katliamın baş sorumlusu idi. Fakat süreç ilerledikçe görüldü ki TKİ’den hiç kimse ceza almadı. 

Dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın uzun bir süre suç mahallinde sanki yaşanan katliama derinden üzülüyormuşçasına ekranlara görüntü vermesi de tüm bu ilişkiler ağındaki düzenlemeleri sağlamaya çalışmasıydı. Devletin sermayeyi cezalandırmak yerine ödüllendirmesi ülkenin ve kurumlarının neoliberal politikalara nasıl sıkı sıkıya bağlarla bağlı olduğunun en açık göstergesidir.

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan duruşmada mahkeme heyetine ve savcıya çok net bir biçimde “Bizi cezalandırırsanız sermayedarların bundan böyle madene yatırım yapmasını beklemeyin” diye tehdit savurduğunda; devletin burjuvazinin yürütme organı olduğu ve yargının da kendi sınıfının çıkarına uymayan bir karar veremeyeceği bilinci ile hareket ediyordu.

Bizler gerçek faillerin kimler olduğunu ve neye hizmet ettiklerini çok iyi biliyoruz. Ne Soma’lı genci tekmeleyen Erdoğan’ın müşaviri Yusuf Yerkel’i unuttuk ne de döneminin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yumrukladığı genci. 

Aynı yargı mekanizması tıpkı Soma katliamı davasında olduğu gibi Çorlu tren katliamında da asıl sorumluları aklama ve yalnızca 4 emekçiyi günah keçisi ilan etme yolunu tercih etmiştir. Şaşırdık mı? Asla!

Adalet, düzmece mahkemelerin kararlarından değil işçilerin meclislerinden çıkacak!

‘Bir madenci gibi yeraltına girmeyecek bakanlar, çıkarılan cesetlere yardım etmek yerine bakarlar’*

*Tahribat-İsyan feat. Fuat Ergin – Ölene Kadar

Yazıda kullanılan görselin çizimi genç yoldaşımız Zeynep’e aittir.